AVUKAT GİRİŞİ

Sivil toplum örgütlenmelerinin özüne aykırı düzenleme kabul edilemez

TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülerek TBMM Genel Kurulu'na sevk edilen ve 6 kanunda değişiklik öngören 43 maddelik “Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi”, başta Anayasa olmak üzere bağlı olduğumuz uluslararası insan hakları sözleşmelerine ve edinilmiş müktesep haklara aykırıdır.

Kanun teklifinin amacı ve ismi ile hiç ilgisi olmadığı halde, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda da değişiklik yapılmasına yer verilmiş ve teklifin gerekçesinde; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki taşınmaz alım-satım, şirket vakıf ve dernek kurulması, idaresi ve devredilmesi işlerinde kimlik tespiti, gerçek faydalanıcının tanınması, müşterinin durumunun ve işlemlerinin izlenmesi gibi müşterinin tanınmasına ilişkin yükümlülükleri, şüpheli işlem bildirimi, bilgi ve belge verme, muhafaza ve ibraz yükümlülüklerini yerine getirmelerinin amaçlandığı belirtilmiştir. Avukatı ihbarcı haline getirerek savunma hakkının yok sayılması anlamına gelmekte olan bu değişiklik ile avukatlar yapmış oldukları işlemler hakkında bilgi ve belge verme, şüpheli işlem ibrazı, muhafaza yükümlülüğü gibi fiillerle yükümlü kılınacaktır. Başta Avukatlık Kanunun 36. maddesinde düzenlenen sır saklama yükümlülüğü olmak üzere avukatlık mesleğinin özüne ve ruhuna aykırı bu düzenleme ile ilgili olarak itiraz gerekçelerimizi ve teklifin yasalaşması halinde doğacak sakıncaları dile getirdiğimiz açıklamamızı kısa süre önce kamuoyu ile paylaşmıştık.

Yine teklifin amacı ve ismi ile hiç ilgisi olmadığı halde, “Yardım Toplama ve Dernekler Kanunlarında” yapılan değişiklikler ile mevcut dernek ve vakıfların yardım toplama faaliyetleri ve örgütlenme özgürlüğü ciddi şekilde kısıtlanmakta ve İçişleri Bakanlığının dernekler üzerindeki siyasi vesayetini sağlayacak yeni düzenlemeler içermektedir. Teklifin aynen yasalaşması durumunda, başta insan hakları, kadın hakları, mülteci hakları, çocuk hakları ve dezavantajlı grupların hakları alanında faaliyet gösteren dernek ve vakıflar, hukuk dernekleri, sosyal mücadele yürüten dernekler ile sosyal yardım için fon kaynakları kullanan dernekler, farklı inanç gruplarının dernek ve vakıfları ve hatta hemşeri dernekleri ile spor kulüplerinin tümü tek bir imza ile kapatılma riskiyle karşılaşacak, bu konuda açılacak idari davalar yıllarca süreceği gerekçesi ile pratikte “hızlı kapatma” prosedürü yaratılmış olacaktır.

Evrensel hukuk kuralları, tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler, iç mevzuatımız açıktır. Tekliften dernekler, vakıflar ve yardım toplama ile ilgili maddelerin geri çekilmesini, sosyal tarafların görüşleri alınmadan bu tarz tekliflerin yapılmamasını talep ediyoruz. Aksi düzenlemeler, sosyal devlet ve hukuk devletini yok eder, demokrasinin olmazsa olmazı olan sivil toplum örgütlenmesine büyük darbe vurur.

Bu düzenlemeden derhal vazgeçilmelidir.

Saygılarımızla.

Adana Barosu
Adıyman Barosu
Amasya Barosu
Ankara Barosu
Antalya Barosu
Artvin Barosu
Aydın Barosu
Balıkesir Barosu
Batman Barosu
Bilecik Barosu
Bingöl Barosu
Burdur Barosu
Bursa Barosu
Denizli Barosu
Diyarbakır Barosu
Düzce Barosu
Eskişehir Barosu
Gaziantep Barosu
Hatay Barosu
Hakkari Barosu
Isparta Barosu
İstanbul Barosu
İzmir Barosu
Kocaeli Barosu
Manisa Barosu
Mardin Barosu
Mersin Barosu
Muğla Barosu
Muş Barosu
Niğde Brosu
Ordu Barosu
Sakarya Barosu
Şanlıurfa Barosu
Tekirdağ Barosu
Trabzon Barosu
Tunceli Barosu
Van Barosu
Yalova Barosu