AVUKAT GİRİŞİ

BASINA VE KAMUOYUNA
 

23.06.2020

 

Manda ve himaye kabul edilemez deyip milleti yine milletin kendi azim ve kararı kurtaracaktır diyen Amasya genelgesinin 101.yılında Anadolu ve Rumeli müdafaayı hukuk  ruhu ile 60 baro Ankara'dan şehre yürümek istedi. Ancak Baro başkanları Ankara ya sokulmadı.

En tabi Anayasal hak olan seyahat, yürüyüş hakları ellerinden polis zoru ile alınarak  gasp edildi. Başkanlarımız Ankara girişinde çevreleri barikatlarla çevrili ve tutsak halde bırakıldılar.

Dün Baro başkanları aç ve susuz bırakıldılar, yağmurdan korunmaları için kendilerine başkent büyükşehir belediyesi tarafından dağıtılmak istenen ekipmanları engellendi, çay kahve alabilecekleri kafeleri  polis zoruyla zorla kapattırıldı, baro başkanlarına sandalye verilmesi, battaniye verilmesi  engellendi. Sürekli sözlü saldırılara bazen de fiili saldırıya muhatap oldular.

Sayın yurttaşlarımız  Baro başkanlarının bile bu hakkı gasbediliyorsa hiç bir avukatın ve hiç bir vatandaşın hukuk güvenliği kalmamıştır.

Anayasa da ki haklarımız sözde olarak yürürlüktedir ve  idari kararlar ile askıya alınmaktadır.

Türkiye artık hukuk devleti değil   üstünlerin hukukunun uygulandığı bir polis devletine dönüşmek üzeredir.  Hiç kimse güvende değildir.

Çoklu Baro /Nisbi temsil gibi sözde demokratik maskeler altına sığınarak  avukatlık kanunu 76 ve 95 maddelerdeki hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını korumak ve işlerlik kazandırmak vazifesini tırpanlamak istenmekte olduğu için Baro başkanlarımız Ankara'ya yürüyüşe geçmişlerdi. Çünkü Barolar halkın yanında. İşçinin emeğinin yanında. Kadının, çocukların, doğanın, köylülerin ve haksızlığa uğrayan tüm kesimlerin yanında. Bu haksızlıklarla mücadele eden avukat meslektaşlarının yanında.

İstisnasız 80 Baro da kendilerine sorulmadan yapılan böyle bir düzenlemeye karşı.

Ancak  yurttaşlarımız artık devlet aygıtını yönetenlerin 2 dudağının insafına terk edilmiştir. Yeni anayasal düzen tam da işte budur. 

Yargının tek bağımsız unsuru Barolar da bağımlı ve tam siyasi hale getirilip tam otoriter bir rejime geçilmek istenmektedir. Biz bunu kabul etmiyoruz. En yüksek perdeden buna itiraz ediyoruz . 

EFENDİMİZ OLMADI , OLMAYACAK  Susmayacağız ,  biat etmeyeceğiz. 

HAK KUVVETTEN ÜSTÜNDÜR DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ.


BURSA BAROSU