“ULUDAĞ'IN HER KARIŞI MİLLİ PARK OLARAK KALMALIDIR!”
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kuruluşu gerçekleşen Uludağ Alan Başkanlığı'na tepkiler devam ediyor. Uludağ Alan Başkanlığı'nın ofisi olarak belirlenen Odunluk Mahallesi'ndeki Efe Tower iş merkezi önünde toplanan çevreciler, Uludağ'ın bütünüyle milli park olarak kalması konusundaki ısrarını dile getirdi.
Bursa Barosu, TMMOB İKK, Tarım Orkam-Sen Bursa Şubesi ve Doğader'in ortak basın açıklamasına Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun, yönetim kurulu üyesi Av. Umut Mısır ile Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Eralp Atabek, Bursa milletvekilleri Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Orhan Sarıbal, Kayıhan Pala ve Hasan Öztürk katıldı.
Tarım Orkam-Sen Bursa Şubesi Başkanı Fikret Gizir'in okduğu ortak basın açıklamasında şöyle denildi:
“Türkiye'nin ilk ve en büyük kış-doğa sporları merkezi olan Uludağ, 2.543 metre yüksekliği ile Marmara Bölgesi'nin en yüksek dağı olma özelliğindedir. Uludağ Milli Parkı 1961 yılında ilan edilen ülkenin en önemli milli parklarından biri olup, özel bir koruma kanunu olan 2873 Sayılı Milli Parklar Kanunu hükümleri kapsamında yönetilen 13.024 ha büyüklüğünde korunan bir alandır. Geçtiğimiz hafta sonu yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Uludağ Milli Parkı sınırlarının Uludağ Alanı sınırları ile çakışan kısımlarının milli park vasfının kaldırılmasına ve bu alanda milli park iş ve işlemlerini yürütmek üzere ilgili idarelere tahsis edilmiş olan taşınmazların Uludağ Alan Başkanlığı'na devredilmesine karar verilmiştir.
Ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve IUCN kriterleri açısından; Milli parkın kaynak değerlerinin sürdürülebilir kullanımı ve gelecek nesillere aktarımı açısından alanın tamamının milli park statüsünde kalması gerekmektedir. Uludağ Milli Parkı'nın Alan Başkanlığı'na ayrılan kısmının milli park statüsünün kaldırıldığı bugünden itibaren, milli parkın kaynak değerlerini oluşturulan endemik bitki ve hayvan çeşitliliği ve Bursa'nın yaklaşık
% 90 oranında içme suyunu karşılayan su kaynakları yeteri kadar korunamayacaktır. Alan Başkanlığı'nın yönetiminde olan saha, büyük oranla Uludağ Milli Parkı Gelişme Planı'na göre Uludağ'a özgü endemik türleri ihtiva eden MUTLAK KORUMA ALANI sınırları içerisinde yer almaktadır. MUTLAK KORUMA ALANLARI, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ve Yönetmeliği'ne göre bilimsel araştırmalar dışında hiçbir faaliyete izin verilemeyen ve insan etkisinin yasaklandığı alanlardır. Uludağ Milli Parkı'nda 1.200 Ha.'lık alanda turizm merkezi ilan edilmesine yönelik üçüncü işlemin iptaline ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun 06.06.2003 tarihli kararının gerekçesinde; Uludağ Milli Parkı'nın bir ekosistem olarak ele alınıp bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, yapılan turizm merkezi ilanı ile parçalı bir yönetim planlamasının oluştuğu, bu ilan doğrultusunda yörede gerçekleştirilmesi düşünülen faaliyetler ile çevre ve doğada olumsuz etkilere sebebiyet verilebileceği belirtilmektedir. Alan Başkanlığı'nın kurulmasıyla benzer gerekçe ile bu işlem de iptal edilebilecektir. 2006 yılında Uludağ Milli Parkı I. Gelişim Bölgesi sınır dışına çıkarılmış olup, bu işleme DANIŞTAY 10. Dairesi'nce yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Alan Başkanlığı ile beraber benzer şekilde bu işlem de iptal edilebilecektir. Alan Başkanlığı neoliberal politikaların, yani kamunun özelleştirilmesinin ormancılık alanına tezahürüdür. Uludağ Milli Parkı sınırları içerisinde verilen turizm izinleri ve yapılan turizm kiralamalarına konu tesis gelirleri tabiat ve biyolojik çeşitliğinin korunması ile ziyaretçilerin temel ihtiyacına yönelik korunan alanların alt ve üstyapı tesislerinin finansmanında kullanılmaktayken ve kamu yararı gözetilirken yeni politikalarla sermayenin tesisleşmesine ve bu tesislerden de parası olanın faydalanacağı bir düzene geçilecektir. Belirlenen alan milli park statüsüyle koruma işlemleri meri mevzuat gereği orman muhafaza memurları vasıtasıyla yapılmaktaydı. Alan Başkanlığı statüsüyle koruma işlemlerinin kimler vasıtasıyla yapılacağına dair bir yasal düzenleme olmamasından alanın korunma işlemleri sekteye uğrayabilecektir. Uludağ Milli Parkı yönetimine ilişkin gerek Orman Genel Müdürlüğü gerekse Uludağ Milli Park Müdürlüğü'nde koruma ve yönetime ilişkin bilgi ve birikim ile bu kapsamda bir kamusal hafıza bulunmaktadır. Alan Başkanlığı kurulması durumunda, bu bilgi ve birikimin oluşacağı süreye kadar alanın korunması ve yönetimine dair iş ve işlemler aksayabilecektir.
Uludağ Milli Parkı'nın Alan Başkanlığı'nın kurulmasıyla, alanın koruma statüleri (Milli Park, Doğal Sit) de kalktığından; doğal kaynaklar korumasız kalacak ve zaten hassas olan ekosistemin tamamen yok olacağı, su kaynaklarının zarar göreceği, Bursa tarımının ve yerleşim alanlarının Uludağ'dan gelebilecek sellere maruz kalabileceğini öngörmekteyiz. Uludağ Alan Başkanlığı Kanunu gerekçe gösterilerek alan sınırlarının milli park statüsünden çıkarılması, diğer alanların da Alan Başkanlığı'na devri ve ardından milli park alanının daha da daraltılmasına ve hatta sonlandırılmasına neden olacağı kaygısını taşımaktayız. Sözümüz bitmedi, Uludağ'ın korunmasına ilişkin tüm gücümüzle mücadelemize devam edeceğiz. Bu kentin çevre örgütleriyle beraber yapılaşmaya ilişkin alınacak tüm kararları yargıya taşıyacağız.”