Cumhurbaşkanı kararı ile İznik Gölü kıyısına kağıt fabrikası iznine tepki!
2003 yılında özelleştirilen Balıkesir Seka Kağıt Fabrikası'nı alan Albayrak Grubu'na bağlı Varaka Kağıt Sanayi AŞ'nin İznik Gölü kenarında kağıt fabrikası kurmak istediği alanın Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Endüstri Bölgesi ilan edilmesi, yöre halkı, sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerin tepkisini çekti.
Doğader tarafından fabrikanın yapılmak istendiği alanda organize edilen basın açıklamasına Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun, yönetim kurulu üyesi Av. Gülender Adıgüzel Özcan, Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Eralp Atabek, komisyon üyesi Av. Erol Çiçek katıldı.
Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun, Bursa Barosu'nun bölgedeki çevre mücadelesinin 30 yıl önce Cargill ile başladığını ifade ederek, “Bu bölgede Cargill'den başka onlarca dava açtık, kazandık. Danıştay'da da kazandık. Ondan sonra yasalar değiştirilerek buralar talan edilmeye başlandı. Asıl mesele hukukun üstün olmaması… Yaparım, yaptım, oldu! Hiçbir denetime tabi olmayan bir anlayış… Sarı öküz verildi dendi. O dönemde Bursa Barosu Anayasa Komisyonu Başkanı idim. Çarşı pazar dolaştım o anayasaya evet denmemesi için. Şaibeli bir referandumla olağanüstü hal şartları altında anayasa kabul edildi ama anayasasızlık hali doğdu. Şeklen bir anayasa var ama otoriter ve totaliter bir sistem... Yasama, yürütme, yargı birleşmiş durumda. Yürütmede birleşmiş durumda. Yürütmenin hilafına hiçbir yasa çıkmıyor. Yürütmenin hilafına yargı kararı çıkmıyor, çıksa bile uygulanmıyor. Can Atalay ile ilgili Anayasa Mahkemesi kararını gördünüz. AYM, 'TBMM'nin Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin kararı yok hükmündedir' dedi. Bu hükmü hukuk birinci sınıfta bilmeyeneler sınıflarını geçemezler. Ama iktidar partisi temsilcileri böyle bir şey yokmuş gibi davrandılar. Anayasa Mahkemesi hükmünü okumadılar ve milletin hakkını gasp ettiler. Burada da milletin hakları gasp ediliyor. Biraz önce öksürmeye başladım. Alerjik astımım var. Fabrikalardan yayılan kötü hava burada astım krizine sokabilir. Çevremizi, doğamızı, suyumuzu yıllardan beri katlediyor bu anlayış. Hukuk üstün olmadığı için… Bizim hukukun üstünlüğünü sağlamamız gerekiyor. Hukukun üstün olduğu demokratik parlamenter sisteme, kuvvetler ayrılığı sistemine, herkesin hukuka tabi olduğu bir sisteme geçmek ve tek adam sisteminden kurtulmak tek çıkış yolumuz” diye konuştu.
Bursa Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Üyesi Av. Erol Çiçek, 2013 yılında aynı amaçla imar planı değişiklikleri yapıldığını ve ÇED olumlu raporları verildiğini, bu kararların idare mahkemesi ve Danıştay'ca iptal edildiğini hatırlattı. Av. Çiçek, Cumhurbaşkanı'nın özel endüstri bölgesi kararıyla birlikte, 5403 sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun, Bursa 1/100.000 ölçekli Stratejik İmar Planı'nın, İznik Gölü 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı (NİP) hükümleri ile İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelik hükümlerinin çiğnendiğini ifade etti.
Bursa milletvekilleri sırasıyla Selçuk Türkoğlu, Orhan Sarıbal, Hasan Öztürk ve Kayıhan Pala'nın konuşma yaptığı eylemde vatandaşlar da sloganlarla tepkisini dile getirdi.