BURSA VALİLİĞİ'NİN HER TÜRLÜ ETKİNLİĞİ 7 GÜN YASAKLAMASI, TEMEL İNSAN HAKLARI İHLALİDİR
BASIN AÇIKLAMASI
Bursa Valiliği tarafından alınan 26.05.2022 tarihli karar ile il sınırları içerisinde gerçekleşebilecek eylem/etkinlikler 7 (yedi) gün süre ile YASAKLANMIŞTIR.
Anayasamızda düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkı, ifade özgürlüğü, çalışma hakkı, bilim ve sanat hürriyeti bu karar neticesinde hukuka aykırı bir şekilde askıya alınmış olup; ilimizde gerçekleştirilecek olan Mem Ararat ve Aynur Doğan konserleri ile diğer birçok sanatsal etkinlik iptal edilmiştir. Yine tüm Türkiye genelinde Apolas Lermi, Ceza, Ediz Hafızoğlu, Metin-Kemal Kahraman, Matthaios Tsahouridis, Melek Mosso, Niyazi Koyuncu konserleri ve AnadoluFest etkinliği de hukuka aykırı ve dayanağı olmayan çeşitli gerekçelerle yasaklanmış ve/veya iptal edilmiştir.
Belirtilen konserlerden önceki tarihlerde ilimizde birçok konserin ve sanat etkinliğinin sorunsuzca gerçekleştirildiği ve gelecek dönemde ilimizin birçok kültürel etkinliğe, konsere ve festivale ev sahipliği yapacağı göz önüne alındığında, Bursa Valiliği'nin ilgili iptal kararlarının eşitliğe, özgürlüğe karşı ayrımcı bir tavır ortaya koyduğu ortadadır. Gerek ilimizde gerçekleştirilecek Aynur Doğan konseri gerekse ülke genelinde çeşitli üniversite festivallerinin ve Ece Seçkin, Melek Mosso gibi ekseriyetle kadın sanatçıların gerçekleştireceği konserlerin, kamu güvenliği ve gençlerin ahlakının zarar göreceği gibi dayanaksız bahaneler ile iptal edilmesini kabul etmiyoruz.
İfade ve düşünceyi açıklama özgürlüğünün toplu bir kullanım biçimi olan “Toplantı ve Gösteri ve Yürüyüş hakkı” Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle korunan bir temel hak ve özgürlüktür. Anayasa, AİHS ve yasalarımız uyarınca “Herkes önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.” Gerek AİHM içtihatları gerek Anayasa Mahkemesi kararları ve yüksek yargı içtihatları uyarınca; barışçıl toplanma hakkı demokratik bir toplumun gereği olup, bu toplantı ve gösteriler amaç ve şekil bakımından sınırlandırılamayacağı gibi şiddet içermeyen her türlü açıklama, toplantı ve gösteri özgürlüğünün kullanımının sağlanması gerekmektedir. AİHM kararlarında da “Devletlerin yalnızca barışçı yöntemlerle toplanma özgürlüğünü güvence altına almakla yükümlü olmadığını, aynı zamanda bu hakka dolaylı yoldan getirilecek aşırı kısıtlamalardan da kaçınmaları gerektiğini, bireyin güvence altına alınan haklarına keyfi müdahalesine karşı korumayı amaçlamakla birlikte, ayrıca bu hakların etkili bir şekilde kullanılması için pozitif yükümlülüğünün de bulunduğu” vurgulanmaktadır.
Anayasanın 27. maddesi gereğince, sanatsal faaliyet devletin her tür müdahalesinden korunmuş, 64. maddesi ile de devletin bu alanda sanatı ve sanatsal faaliyetleri koruyacağı, sanatçılara destek olacağı öngörülmüştür. Anayasanın Bilim ve Sanat Hürriyeti başlıklı 27. maddesinde yer alan “Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir” düzenlemesi kişiye, sanatsal yaratım süreci içerisinde bulunurken herhangi bir sınırlamaya maruz kalmamanın yanında sanat eserini tamamladıktan sonra, onu sergileme, yayma gibi özgürlükler de sağlar. Sanat özgürlüğü 27. madde gereği devletin müdahale etmemesi gereken bir hak olduğu için negatif statü hakkıdır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesinde de sanat özgürlüğü, düşünceyi açıklama özgürlüğünün içinde değerlendirilmiştir.
Keza insanın varoluşunun en temel göstergelerinden biri kendini ifade etmesidir. Bu bağlamda yaşam hakkı ne kadar elzem bir haksa ifade hürriyeti de aynı minvalde elzem bir insan hakkıdır. İnsanlık tarihinden bu yana, insanlar türküler ve şarkılar söyleyerek bir araya gelmiş; hikayelerini, acılarını ve mutluluklarını bu şekilde ifade etmişlerdir. Bu yasaklamalar ile sanatçıların şarkılarını, türkülerini söylemesi engellenerek aslında yurttaşın da en temel haklarından biri olan ifade özgürlüğü ihlal edilmiştir.
Anayasanın 13. maddesi uyarınca temel hak ve özgürlükler yalnızca kanunla sınırlandırılabilir. Ancak Anayasaya aykırı bir şekilde, Bursa Valiliği'nin ilgili kararı neticesinde sanatçıların ve tüm yurttaşların en temel hakları kanuni dayanağı olmayan idari bir işlemle sınırlandırılmıştır.
Bursa Barosu olarak her zaman olduğu gibi engellenmeye çalışılan tüm hak ve özgürlüklerimiz için mücadele etmeye devam edeceğimizi, bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğimizi, hiçbir cinsiyet, din, dil, ırk ve yaşam tarzı temelli ayrımcılığa boyun eğmeyeceğimizi, ayrımcılığa uğrayan tüm sanatçılarımız ile dayanışma içerisinde olduğumuzu ve sanata, kadınlara ve yaşam tarzlarına açıkça bir saldırı niteliğinde olan bu haksız kararları kınadığımızı buradan tüm kamuoyuna duyuruyor, yetkilileri; Anayasaya ve kanunlara aykırı olan bu idari kararlardan dönmeye davet ediyoruz.
Bursa Barosu Başkanlığı