“Kimsenin mülteci olmak zorunda kalmadığı bir dünya umut ediyoruz”

Bursa Barosu'ndan “20 Haziran Mülteciler Günü” açıklaması:
20 Haziran Dünya Mülteciler Günü ilk olarak 20 Haziran 2001 yılında, 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi'nin 50. yıldönümünde kutlanmıştır.
Birleşmiş Milletler Yüksek Mülteci Komiserliği'nin son raporuna göre dünya nüfusunun % 1'ini aşan 89.3 milyon insan zorla yerinden edilmiştir. Türkiye ise zorla yerinden edilmiş 4 milyonu aşkın insana ev sahipliği yapmakta ve bu konuda ön sırlarda yer almaktadır. Ancak Türkiye, Cenevre Sözleşmesi'ne koyduğu çekince sebebiyle sadece Avrupa'dan gelen sığınmacılara kural olarak mültecilik statüsü tanımakta, sığınmacılara Türkiye'de kalıcı bir korunma statüsü tanınmamaktadır.
Bu durum başta sağlık hakkı olmak üzere birçok hakka erişim konusunda da ciddi sorunlara yol açmaktadır. Bunun yanı sıra, son yıllarda ülkemize doğru gerçekleşen zorunlu göç hareketlerine ilişkin süreç, iyi yönetilememiştir. Birçok siyasetçi ve basın yayın organının bazı noktalarda, mültecilerin durumunu siyasi bir koz olarak öne sürmesi, nefret söylemine varan açıklamalarda bulunulması ülkemizdeki mültecilerin durumunu daha da zorlaştırmıştır. Bu konulara ilişkin çözüm önerilerinin hukuken mümkün olmayan ve nefret söylemine varan açıklamalar üzerinden değil hukuki zemin üzerinden tartışılması gerekmektedir. Nefret söylemlerinin nefret suçlarına yol açmakta, sorunları çözmek yerine daha da büyütmektedir. Bu tarz yaklaşımların toplumsal barışa olumsuz etkileri olduğu ortadır. Bu sebeple ilgilileri ivedilikle bu tarz söylemlerden vazgeçmeye ve konuyu insan hakları çerçevesinde tartışmaya davet ediyoruz. Zira devletler her ne kadar ülkelerine kabul edilecek yabancılara ilişkin egemenlik hakkı gereği takdir yetkisine sahip olsalar da bu konuda insan haklarına aykırı davranmamalı, ulusal mevzuata ve taraf oldukları uluslararası sözleşmelere uygun hareket etmelidir. Özellikle sığınma ihtiyacı olan yabancılar hakkında işlem yaparken hukukun en temel ilkelerinden biri olan “Geri Göndermeme Yasağı” dikkate alınmalıdır.
İltica hakkı uluslararası bir insan hakkı olarak kabul edilmiş, geri göndermeme ilkesi kapsamında başta 1951 yılında imzalanan Cenevre Sözleşmesi olmak üzere birçok uluslararası belge ile korunmuştur. Bu bağlamda Türkiye de dahil olmak üzere birçok devletin hukuki sorumluluğu bulunmaktadır. Sözleşmeye taraf olan ve kendini hukuk devleti olarak tanımlayan tüm devletler bu duruma ilişkin sorumluluk paylaşımında bulunmalı ve yükümlülüklerini yerine getirmelidir.
Bursa Barosu olarak karşılaşılan her hak ihlalinde olduğu gibi mültecilere yönelik yapılan bütün hukuka aykırı uygulamaların ve hak ihlallerinin de karşısında olduğumuzu kamuoyuna duyuruyoruz. Yetkilileri; ulusal mevzuatımızın, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelere uyumlu hale getirilmesi için harekete geçmeye ve tüm devletler ile uluslararası kuruluşları; hak ihlallerini durdurmaya ve sorumluluklarını yerine getirmeye, ilgilileri ve basın yayın organlarını bu konuyu hukuk düzleminde ve barış dilini kullanarak konuşmaya davet ediyoruz. Kimsenin mülteci olmak zorunda kalmadığı bir dünya umut ediyoruz.
Bursa Barosu Mülteciler ve Yabancılar Hukuku Komisyonu