AVUKAT GİRİŞİ

Adalet Nöbeti bu kez Adana'da kadınlar için tutuldu

Adalet Nöbeti, 24 baronun katılımıyla bu kez Adana'da tutuldu. Kadın cinayetlerine dikkat çekilen nöbete Bursa Barosu Başkan Yardımcısı Av. Metin Öztosun, Sayman Av. Aslı Evke Yetkin ve Yönetim Kurulu Üyesi Av. Gonca Gülçin katıldı.

Adalet Nöbeti'nin 10'uncu durağı Adana'da barolar, kadına yönelik şiddete ve kadın cinayetlerine dikkat çekmek için “Kadınlar İçin Adalet” temasıyla Adana Adliyesi Taş Bina önünde Adalet Nöbeti tuttu. Etkinliğe, Adana, Ankara, Antalya, Artvin, Aydın, Bursa, Diyarbakır, Düzce, Antep, Hatay, İstanbul, İzmir, Maraş, Kırklareli, Kocaeli, Mardin, Mersin, Niğde, Osmaniye, Urfa, Tekirdağ, Tunceli, Van ve Yalova barolarından katılım oldu. “Herkes için adalet”, “Erkek şiddetine karşı kadınlar için adalet” ve “Adalet istiyoruz” pankartı ile erkekler tarafından öldürülen kadınların fotoğraflarının olduğu dövizler taşındı.

'Elçi için adalet'

Adana Barosu Başkanı Av. Veli Küçük, her gün yeni bir kadın cinayeti haberi aldıklarını ifade ederek, Ordu'da Ceren Özdemir'in katledilmesiyle ilgili davanın hızlı bir şekilde açıldığını belirterek, “Pazartesi günü birçok barodan temsilciyle bu duruşmayı takip edeceğiz. Bu hızlı mekanizmanın Tahir Elçi cinayetinde de işlemesini, faillerin bulunmasını ve hak ettikleri cezayı almaları için etkili soruşturmanın bir an önce yapılmasını istiyoruz” dedi.

Bursa'dan Av. Yetkin konuştu

Adana'daki adalet nöbetinde her baroyu temsilen konuşmalar yapıldı. Bursa Barosu Saymanı Av. Aslı Evke Yetkin “Bugün kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin, tacizin ve istismarın hiç olmadığı kadar arttığı bir süreçten geçmekteyiz. Bu adalet nöbeti de şiddete maruz kalan, katledilen, tacize tecavüze uğrayan kadınlara atfedilmiştir. Kadınlar için adalet talep ediyoruz. Son bir yılda 406 kadın katledildi. Münevver Karabulut'u, Özgecan Aslan'ı, meslektaşımız Av. Müzeyyen Boylu'yu, Ceren Damar'ı, Şule ÇET'i, Emine Bulut'u, Ceren Özdemir'i ve katledilen tüm kadınların acısını yüreğimizde hissediyoruz. Hiçbirini unutmadık, unutmayacağız, adalet talep etmeye, mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

Kadınlar hemen her gün birer ikişer öldürülürken, devletin kadına yönelik şiddeti ve kadın cinayetlerini önlemek için bir an önce etkili tedbirler alması gerekirken, cinsel istismar mağduru çocukların istismarcısı/tecavüzcüsü ile evlendirilmesi halinde cezasızlık -af -getirilmesine ilişkin düzenlemelerin tekrar gündeme getirildiğine dikkat çeken Yetkin şöyle devam etti:

“Şiddetin engellenmesi amacıyla imzalanan İstanbul Sözleşmesi hükümlerinin ortadan kaldırılması, nafaka ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuk uygulamasına geçilmesi gibi konular tartışmaya açılmaktadır. Kararlılıkla ifade etmek istiyoruz ki kadın haklarına ilişkin tüm kazanımları ortadan kaldıracak, şiddeti ve çocuk yaşta evlilikleri meşrulaştıracak bu çağdışı düzenlemeleri ve politikaları asla kabul etmeyeceğiz.

Kadın cinayetlerinin failleri, yalnızca kadına şiddet uygulayan eli silahlı/sopalı katiller değildir. Ülkemizde özellikle son yıllardaki taciz, tecavüz ve kadın cinayetlerinin korkunç boyutlardaki artışındaki sorumluluğun, baskıcı, ayrımcı politikalar, uygulamalar ile kadını erkek ile eşit görmeyen çağdışı zihniyet olduğu açıktır. Sorumluluk, kadını sosyal yaşamdan ve çalışma yaşamından uzaklaştırmaya çalışan, çalışan kadını iş güvencesi ve sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakan, sömüren, eşitsizliği, kadına yönelik şiddeti önlemek bir yana ayrımcı, gerici, söylem ve uygulamalarıyla taciz, tecavüz ve şiddeti adeta meşrulaştıranlarındır.

Kolluğa, yargı mercilerine başvuran şiddet mağduru kadını evine geri gönderenler, görevini yapmayan kamu görevlisini yargılamayanlar, şiddet uygulayan erkeği serbest bırakanlar, 'kadının tedbirsizliği', 'ağır tahrik', 'iyi hal', 'rızası vardı' gibi gerekçelerle cezada indirim uygulayanlardır.

Sorumluluk, kadını birey olarak değil aile içinde değerlendirerek Kadın Bakanlığı, Aile Bakanlığı yapanlar, kadın cinayetlerini önleyemeyen, ancak kadın cinayetlerine karşı demokratik tepkilerini ortaya koyan kadınlara müdahale edip şiddet uygulayanlarındır.

Sorumluluk, katledilen, tecavüze uğrayan kadınların giyim ve yaşam tarzlarını sorgulayan, ölen kadınların onuruna dahi dil uzatacak kadar bir toplumsal çürümüşlük ve cehalet ortamı yaratanlar, laik, çağdaş ve bilimsel eğitimden vazgeçenlerdir.

Kadınlar için, çocuklarımız için adalet talebimizi yineliyoruz. Kadınların elde ettiği kazanımların ortadan kaldırılmaması, kadına yönelik şiddetin sonlanması için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Baro Başkanı Küçük'e armağan

Bursa Barosu heyeti, Adalet Nöbeti'nden önce Adana Barosu Başkanı Av. Veli Küçük'ü makamında ziyaret etti. Bursa Barosu Başkan Yardımcısı Av. Metin Öztosun, Başkan Veli Küçük'e İznik çinisinden pano hediye etti.

İlgili Fotoğraflar