AVUKAT GİRİŞİ

“Yunuseli Havaalanı ile ilgili planlamada Bursalılar söz sahibi olacak mı?”

Akademik meslek odaları, söylentiler üzerine Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne seslendi:

“Yunuseli Havaalanı ile ilgili planlamada Bursalılar söz sahibi olacak mı?”

Akademik meslek odaları, Bursa kent merkezinde kalan Yunuseli Havaalanı'nın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na devredildiğine ilişkin söylentiler üzerine kamuoyu önünde Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne bazı sorular sordu. Ortak basın açıklamasında “1400 dönümlük Yunuseli Havaalanı'nın 750 dönümü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na devredildi mi? Devredildi ise bu alanın kullanımı ile ilgili kararlarda Bursalıların, yani belediyenin, kent dinamiklerinin, meslek odalarının, STK'ların söz hakkı olacak mıdır?” sorusu yönetildi.

Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) ortak salonunda düzenlenen basın açıklamasına Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun, Başkan Yardımcısı Av. Metin Öztosun, Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Eralp Atabek ile tüm akademik meslek odalarının başkan ve yöneticileri katıldı.

Basın açıklamasını, BAOB Dönem Sözcülüğü'nü yürüten Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Erkan Yaslıoğlu okudu. Açıklama şöyle:

“Öncelikle belirtmek isteriz ki, BAOB, yaşadığımız kentle ve doğa ile ilgili sorunları tespit eden, hazırladığı raporlarla çözüm önerileri sunan, 'kentin sakini değil, sahibi olma' anlayışıyla hareket eden kamu kurumu niteliğindeki akademik meslek odaları birliğidir.

Yine bildiğiniz gibi, kentler ve yerel yönetimler, ülke politikalarının doğrudan uygulama alanıdır. Bu nedenle kentler ve yerel yönetimler siyasetin ve sermayenin de ilgi odağındadır. Siyaset ve sermaye kesimlerinin kentlere yaklaşımı maalesef olumlu yönde değildir.

Demokrasiyi sadece sayısal çoğunluk olarak anlayan, seçildikten sonra yönetim erkini eline alan kent yöneticileri, bilim çevrelerini, meslek odalarını, sivil toplum örgütlerini ve kent halkını dışlayarak kararlar almaktadırlar.

Bu kararlara dayalı uygulamalar, kamu kaynaklarının, YANİ KENT RANTININ, kent ve kentlilerin ihtiyaçlarına yönelik olmadığını ortaya koymaktadır.

Ekonominin çarklarının arazi rantı üzerinden döndüğü ve kentsel politikaların da neoliberal ekonomik politikalarca şekillendirildiği sistemde, insan odaklı kent yönetiminin yerini rant odaklı kentsel girişimcilik almıştır. Kentlerin fiziki ve toplumsal formları giderek artan bir şekilde küresel sermaye tarafından tayin edilmekte ve arazi kullanımında insani değerler ile sosyal ve çevresel koşullar göz ardı edilmektedir.

Geldiğimiz noktada, inşaat şirketleri, yatırımcılar, devlet kurumları, bürokratlar ve politikacılar ile merkezi ve yerel yöneticilerden oluşan güçlü bir ilişkiler ağı yeni düzenin yeni aktörleridir. 

Kentsel rantın sermayeye pazarlanmasının yasal altyapısı ve düzeni artık devlet üzerinden sağlanmaya başlanmıştır. Nitekim bir devlet kurumu olan Toplu Konut İdaresi (TOKİ), ülkemizde birçok alanda görüleceği üzere, böyle bir işlevi gerçekleştirmektedir. 

Kentlerimizde var olan sorunların aşılması, sağlıklı kentsel çevrelerin oluşturulması ve kentsel yaşam kalitesinin iyileştirilmesi için, bu antidemokratik, toplumun büyük bölümünü dışlayan, halkın katılım ve denetimine kapalı yerel yönetim biçiminin aşılması, kent halkının ve meslek örgütlerinin demokratik katılımını ve denetimini sağlayacak bir anlayışın geliştirilmesi, öncelikli ve temel gereklilik olmalıdır.

Bu tespitten hareketle, Bursa kentinin stratejik öneme sahip bir bölgesinde bulunan Yunuseli Havaalanı'nın kente kazandırılması, yeşil karakterinin ve işlevinin korunması ile ilgili görüş ve endişeler TMMOB Bursa İKK tarafından geçtiğimiz günlerde yapılan basın açıklaması ile kamuoyuyla paylaşılmıştı.

Yunuseli Havaalanı'nın geleceği konusunda Bursa'da son günlerde yaşanan gelişmeler ve bu gelişmelerin ardından oluşan belirsizliklerin giderilmesi için Bursa kent yöneticilerine, karar mercilerine sorulması gereken sorularımızı bugün burada sizler aracılığı ile kamuoyu ile paylaşacağız.

Bursa'da yeni bir kent suçu işlenmesin…

Gelinen noktada toplam 1 milyon 400 bin metrekare olan Yunuseli Havaalanı'nın 750 bin metrekaresinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na devredildiği kamuoyuna yansımıştır.

Şimdi Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne soruyoruz;

• 750.000 m2 alan Çevre ve Şehircilik Bakanlığına devredildi mi?

• Devredildi ise bu alan üzerinde, alanın kullanımı ile ilgili kararlarda Bursalıların (belediyenin, kent dinamiklerinin, meslek odalarının, STK'ların vs.) söz hakkı olacak mıdır?

• Yoksa alanın kullanım kararları Ankara'dan “ben yaptım oldu!” şeklinde mi verilmiştir?

• Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı'nın kamuoyuna yansıdığı şekilde “merak etmeyin”, “çok şaşıracaksınız” şeklinde söylemlerinin arkasındaki amaç nedir? Bu alan hakkındaki niyetlerinizi kamuoyu ile paylaşacak mısınız?

• “Yunuseli Havaalanı'nı Bursalılara emanet edeceğim” sözü uygulamaya nasıl yansıyacak, yol haritası belirlendi mi?

• Kentin tüm dinamikleriyle, yaşayan her canlının toplumsal empatisi ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak bilimin gerçekleri ışığında atılması gereken somut adımlarınız nedir?

Son Sözümüz;

İnsan haklarına dayalı demokratik bir kentin inşası ancak sakinlerinin karar mekanizmalarında katılımcı oldukları bir anlayış ile başarılır, bu sadece var olan kentsel mekânı kapsamaz, üretilecek mekânı da içerir. 

Kentsel mekânın üretimi ve yeniden düzenlenmesiyle ilgili söz sahipliği, küresel sermaye, devlet plancıları ve ranta odaklı düşünenlere ait değil, kentin kullanıcıları olarak kentlilerin kendine aittir.

Ve bugünkü mücadele de, yapılaşma hakkının ötesinde böyle bir kent hakkı mücadelesi, kısaca bir demokrasi mücadelesidir.

Bursa şehrinin merkezinde yer alan 1400 dönümlük Yunuseli Havaalanı'nın ağaçsız, yeşil alansız yoğun bir kentsel dokuya dönüştürüleceği endişesini taşıyoruz. Bu alanla ilgili planlamanın sürdürülebilirliğe odaklı, afet yönetimi, enerji verimliliği, iklim eylemi, akıllı büyüme, yenilenebilir enerji, su verimliliği, atık ve ulaşım yönetimi, eğitim, eğlence, araştırma ve geliştirme olanaklı, ekolojik, turizm gibi çok katmanlı ve çok disiplinli yapılması gerektiğini ve küresel çevre koruma türünün sergilenebileceği bir yerleşim bölgesi haline getirilmesini önemsiyoruz.

Gelin birlikte tartışalım, geleceği birlikte planlayalım ve Bursamız'ı layık olduğu yere taşıyalım.

TMMOB 'ye bağlı meslek odaları ile akademik meslek odalarının, STK'ların, halkın görüş ve talepleri göz ardı edilmemeli, yaşanan ve yaşanabilecek sıkıntılar ve endişelerin daha derinleşip içerisinden çıkılmaz bir hal almasına izin verilmemelidir.”