AVUKAT GİRİŞİ

Emperyalistlerin ‘Atatürk'süz Türkiye' planı tutmaz!

Bursa Barosu, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'nı Adalet Sarayı önünde kutladı

Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun, emperyalizmin, taşeronları aracılığıyla Atatürk ve Cumhuriyet karşıtı değirmene su taşımaya devam ettiğini belirterek “Bilinmelidir ki taşıma su ile o değirmen dönmez, hele kökeni dışarıda olan pis sularla hiç dönmez” dedi.

 

Bursa Barosu Yönetim Kurulu ve avukatlar, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle Adalet Sarayı bahçesindeki Atatürk Anıtı önünde bir araya geldi. Başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere şehitler için saygı duruşunda bulunuldu, ardından İstiklal Marşı okundu. Törene katılan meslektaşlarına hitap eden Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun, 19 Mayıs 1919'un 100. yılında tekrar tekrar o günleri hatırlamakta fayda gördüklerini ifade etti.

Altun'un konuşması şöyle:

19 Mayıs 1919'un 100. yılında tekrar tekrar o günleri hatırlamakta fayda görmekteyiz.

Türk Milleti 1. Dünya Savaşı sonrasında gittikçe kötüleşen koşullar içinde kurtuluş çareleri ararken Mustafa Kemal Atatürk Samsun'a ayak basarak “Kurtuluş” savaşının ilk kıvılcımını yakmıştır.   Atatürk'ün 16 Mayıs'ta İstanbul'da başlayan ve 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basmasıyla devam eden yolculuğu bir kurtuluşun başlangıcıdır. Atatürk'ün Samsun'a ayak basışının taşıdığı önem Atatürk'ün Büyük Nutku'nu 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışı ile başlatmasından da anlaşılmaktadır.

Atatürk'ün Samsun'a çıkışında gördüğü manzara pek parlak değildi. Şehirde İngiliz işgal kuvvetleri vardı. Pontusçular sokaklarda kol geziyordu. İzmir daha birkaç gün önce işgal edilmiş diğer vatan toprakları da işgale uğramak üzereydi.

Bu şartlarda ülkeyi çaresizlik içinde görenlerin çıkış yolu olarak savundukları manda ve himayecilik formüllerini Mustafa Kemal hiçbir zaman kabul etmemiştir. Atatürk tam bağımsızlık konusunda en küçük ödüne bile yanaşmamış ve temel amacın, “milletin, devletin istiklalini korumak… Bağımsız olarak milletimizin belirli hudutlar dâhilindeki bütünlüğünü korumaktır” görüşünü sonuna kadar savunmuştur.

Türk ulusunun milli sınırları içinde özgür ve bağımsız olmaktan başka bir şey istemediğini belirten Atatürk bu görüşlerini Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongreleri kararlarıyla ulusal hedefler haline getirmiştir.

Amasya Genelgesi ile; Türk milletine, milli egemenliği eline alması için bir çağrıda bulunmuş, Kurtuluş Savaşı'nın ilk kez amacının ve yöntemi belirlenmiştir.

Erzurum Kongresi ile; yeni milli bir devletin kurulması düşüncesi ile ulusal birlik yolunda önemli bir adım atılmış, ulusal egemenliğimizin koşulsuz olarak gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.

Sivas Kongresi'nde ise “Milli sınırlar içinde bulunan vatan parçaları bir bütündür, birbirinden ayrılamaz, her türlü işgal ve müdahaleye karşı, millet birlik olarak kendisini müdafaa ve mukavemet edecektir” denilerek manda ve himaye kabul olunamayacağı ve milli iradeyi temsil etmek üzere Millet Meclisi'nin derhal toplanmasına karar verilmiştir. Daha sonra da TBMM'nin açılmasıyla Kurtuluş Savaşı büyük bir ivme kazanmıştır.

Tüm bunlar göstermektedir ki Atatürk milli bir meclisten güç ve meşruiyet alarak onun fikri ve vicdani katkısıyla, ortak akıl ve ortak inançla Kurtuluş Savaşı'nı gerçekleştirmiştir.

Bu sebeple Mustafa Kemal Atatürk 'nün 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a çıkışı Türk Milleti'nin kaderi için bir dönüm noktası ve Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcı olmuştur. Atatürk doğum günüm dediği 19 Mayıs 1919 tarihinin önemi nedeniyle de 19 Mayıs'ı Türk gençliğine bayram olarak armağan etmiştir.

Bursa Barosu, Atatürk'ün kasıtlı olarak unutturulmaya çalışıldığı, KURTULUŞ SAVAŞINDA ATATÜRK yokmuş gibi davranılan, hatta “Kurtuluş Savaşı zaten olmadı ya da olmasaydı da ne kadar iyi olurdu”ya kadar varan bir anlayışa karşı durmak için başından bu yana Atatürk Cumhuriyetinin ve tüm kazanımlarının yanında ve antiemperyalist cephede saf tutmuştur.

Emperyalizme ile işbirliği halinde olan FETÖ terör örgütü ve işbirlikçilerinin 1990'larda yoğunlaştırıp 2000'li yıllarda hayata koyduğu ve yaratmaya çalıştığı Atatürk'süz bir Türkiye planı Atatürk Cumhuriyeti'ne bağlı olan Bursa Barosu'nun da saf tuttuğu cephe tarafından geri püskürtülmüştür.

Ancak bu emperyalist zihinsel yapı halen taşeronları aracılığıyla Atatürk ve Cumhuriyet karşıtı değirmene su taşımaya devam etmektedir. Ancak bilinmelidir ki taşıma su ile o değirmen dönmez, hele kökeni dışarıda olan pis sularla hiç dönmez.

Bizlerin ve bu milletin Mustafa Kemal Atatürk'e olan sevdası aynen onun gözlerinin rengi gibi olan denizler, okyanuslar kadar büyüktür.

Bu sebeple Bursa Barosu olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasında yaşanan zorlukları her zaman göz önünde tutarak ve Atatürk'ün emanetine daima sahip çıkarak, Milli Mücadele ruhuyla 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımızı kutluyoruz.

İlgili Fotoğraflar