AVUKAT GİRİŞİ

Albayraklar'ın kağıt fabrikası planına Danıştay'dan yine iptal

 

 

 

“Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alan” statüsündeki İznik Gölü yakın mesafe koruma alanında, Albayrak Turizm Seyahat AŞ kağıt fabrikası için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca yapılan plan değişikliği Danıştay tarafından bir kez daha iptal edildi. Kararı ve yaşanan süreci Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun açıkladı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca 2 Ekim 2013 tarihinde 1/25.000 ölçekli İznik Gölü Çevre Düzeni İmar Planı'nda yapılan değişiklikle, Albayrak Turizm Seyahat AŞ'nin Bursa'nın Orhangazi İlçesi sınırlarında, İznik Gölü'ne 540 metre mesafede kağıt fabrikası inşa etmesi olanaklı kılınmaya çalışıldı. Plan değişikliği üzerine, Bursa'da yıllardır sağlıklı çevrede yaşama hakkının öncüleri arasında yer alan Bursa Barosu, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi ve Orhangazi'de ikamet eden Av. Erol Çiçek, plan değişikliğinin iptali için dava açtılar.

Davada yaşanan süreci ve gelinen son aşamayı anlatmak üzere Bursa Barosu Yönetim Kurulu üyeleri, Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu üyeleri Av. Eralp Atabek, Av. Ali Arabacı, Av. Cumhur Özcan, Av. Yasemin Gençyiğit ve Av. Erol Çiçek'in de katılımıyla basın açıklaması yapan Gürkan Altun, dava konusu plan değişikliği yapılan bölgenin, İznik Gölü yakın mesafe koruma alanında kaldığını söyledi. “Mahkemeye sunulan belgelerden de bu apaçık bellidir. Dolayısıyla bilirkişi ve keşif incelemesini gerektirecek bir durum görmeyen Bursa 2. İdare Mahkemesi, plan değişikliğini 8 Ekim 2014 tarihli kararıyla iptal etmiştir” diye Altun şöyle devam etti:

KARARI ONAYAN 5 HAKİMDEN 3'Ü DEĞİŞTİRİLDİ

“Bursa 2. İdare Mahkemesi'nin bölgenin hukuki statüsü nedeniyle bilirkişi incelemesine başvurmamasında teamüllere ve hukuka aykırı olan bir durum söz konusu değildir. Danıştay 6. Dairesi bu kararı, 2'ye karşı üç oyla onamıştır. Karara muhalif üyeler, yapılan değişikliğin üst ölçekli planla uyumlu olup olmadığı, keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra karar verilmesi gereğini ileri sürmüşlerdir. Onama kararından sonra, aynı daireden karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Bu aşamada onama kararı veren Danıştay 6. Dairesi'nin beş üyesinden üçü değişmiştir.

Karar düzeltme aşaması istisnai bir yol olmasına rağmen; aynı daire bu kez 22 Mayıs 2017 tarihinde 'gerekirse keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, işin esası hakkında karar verilmesi'ne hükmederek 1'e karşı 4 oyla kararı bozmuştur. Gerekçe ise Danıştay'ın ilk kararına karşı çıkan üyelerle aynıdır. Hatta, eski heyetten daha önce onama yönünde oy kullanan bir üye bu kez hiçbir gerekçe göstermeden bozma yönünde oy kullanmıştır.

ANLAŞILMASI ZOR REDDİ HAKİM TALEBİ

Bozma üzerine dosya tekrar Bursa 2. İdare Mahkemesi'ne gelmiş; davacıların direnme istemine rağmen, mahkeme bozmaya uymuştur. Plan değişikliği yapılan bölgede, biyolog, ziraat mühendisi, çevre mühendisi, şehir plancısı ve harita mühendisinden oluşan 5 kişilik bilirkişi heyetiyle keşif yapılıp, 32 sayfalık bilirkişi raporu hazırlanmıştır. Plan değişikliğinin hukuka uygun olmadığı pek çok hukuki ve bilimsel nedenle ayrıntılı bir şekilde ifade edilmiştir.

Bilirkişi raporu davacılar lehine gelince, davanın müdahili olan şirketin avukatları, nedense mahkeme başkanı hakkında 'reddi hakim' talebinde bulunmuştur. Bu talep üzerine mahkeme başkanı davadan çekilmiş ve ikinci karar yeni oluşan heyet tarafından verilmiştir. Mahkeme başkanının yerine heyete katılan hakim, davanın reddi yönünde oy kullanmıştır. Plan değişikliğinin ikinci kez iptali üzerine, kararın temyiz incelemesini yapan Danıştay dairesi kararı oybirliğiyle onamıştır.”

YARGI GÖREVİ YAPANI ETKİLEME SUÇU

Danıştay kararları ile birlikte kağıt fabrikası yapmak isteyen Albayrak AŞ ile aynı grupta yer alan Yeni Şafak gazetesinin, mahkeme aleyhine yayınlara başladığını söyleyen Bursa Barosu Başkanı Altun, “Gerçekleri gizleme ve kamuoyunu yanıltma amaçlı gazete yazılarıyla 'yargı görevi yapanı etkileme' suçu işlenmiş ve işlenmeye devam edilmektedir” diyerek devam etti:

“Kağıt fabrikası ile ilgili 'ÇED olumlu' kararı, Bursa 3. İdare Mahkemesi tarafından 3 Temmuz 2015 tarihinde iptal edilmiş ve bu karar Danıştay 14. Dairesi tarafından onanıp kesinleşmesine rağmen;

Yeni Şafak Gazetesi'nde yazılan bir haberde 'Mahkeme davalı tarafın Uludağ Üniversitesi başta olmak üzere çeşitli üniversitelerde Ziraat Yüksek Mühendisi, Yüksek Peyzaj Mimarı, İnşaat Yüksek Mühendisi ve Yüksek Şehir Plancısı olarak görev yapan profesörlerin olumlu bilirkişi raporunu da görmezden geldi. Söz konusu bilirkişi raporunda arazinin tarım olarak kullanılmasının İznik Gölü'ne zarar vereceği değerlendirmesi dikkate alınmadı' denilmiştir.

PARAYLA ALINMIŞ RAPOR MAHKEMEYİ BAĞLAMAZ

Gazetenin 'olumlu' dediği bilirkişi raporu, Albayrak AŞ tarafından ücreti ödenerek satın alınmış bir rapordur. Kaldı ki davalı ya da müdahil tarafından 'bilirkişi raporu' diye mahkeme sunulan rapor hiçbir şekilde mahkemeyi bağlamaz.

Mahkeme kararına da yansıdığı gibi, mahkemece atanan bilirkişilerin raporunda 'dava konusu taşınmazın arazi ve kullanım özelliği itibariyle tarımsal niteliği korunacak alan kapsamında kaldığı, alanın sulu tarım yapılabilmesi nedeniyle mutlak tarım arazisi olduğu' saptaması vardır.

Yine gazete haberindeki 'Mahkeme planın iptal gerekçesinde bölgenin RAMSAR bölgesi olduğunu öne sürdü' ifadesi gerçeğe aykırıdır.

Haberdeki 'Mahkeme karar verirken, bölgede çok sayıda bulunan çağın gerekliliklerine uygun olmayan teknolojik donanımlara sahip sanayi tesisinin olmasını görmezden geldi' cümlesi çarpıtmadır. Zira mahkemeler, önlerine gelen davaya bakar, dava konusu yerin etrafında ne var deyip, kendiliğinden dava üretemezler.

İLERİDE BİR DAVA DAHA OLURSA?!...

Çevredeki tesislerin bir kısmı 'kazanılmış hak' ilkesi gereği varlığını sürdürmekte, bunların dışında hukuka aykırı tesis varsa, bunlara izin veren ve göz yumanlar, başta Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'dür. Yakındaki bir döküm tesisinin planlarının ve işyeri ruhsatlarının aynı davacıların açtığı davalarda iptali sağlanmıştır. Hatta bazıları için 'çevreyi kasten kirletme' suçundan Bursa Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan dava da takip edilmektedir.

Gazete haberinde 'Davanın tarafı mahkemece bilirkişi olarak atandı' denilerek sataşılan şehir plancısı bilirkişi, Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi başkanlığını yıllar önce bırakmıştır. Haberde yazıldığı gibi, söz konusu davalarda Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi hiçbir zaman davacı da olmamıştır. Gazetenin çamur atma çabası bu bakımdan da abestir.

Savunma haklarını kendilerine bırakmakla birlikte, gazete haberinde nedense doğrudan mahkeme başkanı ve bilirkişi hedef seçilmiştir. Müdahil şirket, kağıt fabrikası yapmakta hala ısrarcı mıdır ki, ileride bir dava daha olursa, ona bakacak mahkemeyi ve bilirkişileri şimdiden baskı altına almaya mı çalışmaktadır?

PARALEL HAKİMLER SUÇLAMASI!

İznik Gölü kıyısına hukuksuz bir şekilde kağıt fabrikası kurmak isteyen gruba ait Yeni Şafak Gazetesi, Bursa Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi'nde yapılmak istenen termik santralin 'ÇED olumlu raporu' hakkındaki davada da iptal kararı veren aynı mahkeme için 7 Ocak 2016 tarihinde 'Paralel hakimler santrali durdurdu' başlıklı haber yayınlamıştır.

Haberde '… santrali inşaatı, olumlu ÇED raporuna rağmen Bursa 2. İdare Mahkemesi'nce durduruldu. Paralel yapının santralin çevreye zarar verdiği algısı sonrası alınan kararda, paralel hakimler ve çevrecilerin etkili olduğu belirtiliyor' şeklindeki ifadeyle, hakimler hakkında FETÖ'cü yakıştırması yapılmıştır. Kaderin cilvesine bakın ki, santral projesinin sahibi Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi'nin yönetim kurulu başkanı Ferudun Kahraman, FETÖ'den mahkumiyet alan Bursa Valisi Şehabettin Harput ile aynı zamanda FETÖ soruşturmasından aylarca tutuklu kalmış, hakkında dava açılmıştır.

COVID-19 PANDEMİSİ AKILLANDIRMIŞ OLMALI

Covid-19 salgınının da gösterdiği gibi, doğa katliamı ve yağması, biyoçeşitliliğin kaybına ve ekosistemlerin çöküşüne neden olmaktadır. Bu tehdidi ve çöküşü engellemek için herkesin elini taşın altına koyması gereken zamanları yaşıyoruz. Mevcut sistemin bu şekilde sürdürülmesi halinde, doğa yeni dengesine ulaştığında insan türü bu dünyada olamayabilir. Covid-19, ekolojik yıkımları sürdüren anlayışa karşı bir uyarıdır ve mesaj anlaşılmazsa bunun gibi daha pek çok salgın hastalık veya felaket baş gösterecektir.

Tüm ekosistemleri ve geleceği tehdit eden ekolojik yıkımları aynen sürdürme anlayışına ve bunun sonucu olan hukuka aykırı idari işlemlere karşı mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini isteriz.”